İngilizce’de ‘should/ought to/had better’ konu anlatımı

Tavsiye ve öneri vermek istediğimizde genellikle should kelimesini kullanırız. Fiilin önüne eklenen should, cümleye tavsiye, öneri anlamlarını katar. Should haricinde bu anlamda kullanılan ought to ve had better yapıları da vardır. Bu başlığımızda tüm bunların kullanım yerlerini ve varsa aralarındaki farkları öğreneceğiz.

Should ve ought to aynı anlama gelirler. Her ikisi de tavsiye anlamında kullanılır. Anlamları, ‘iyi bir fikir’ ya da daha güçlü bir anlamda ‘bunu yapman önemli’ gibi anlamlarda kullanılabilirler. Aşağıdaki örnekleri inceleyelim.

It is very cold outside, you should/ought to close the window.

Your car looks dirty, you should/ought to wash it.

Olumsuz bir cümle yapmak istediğimizde should not (shouldn’t) kelimesini kullanırız. Ought to genellikle olumsuz yapılarda kullanılmaz.

You shouldn’t go out like that, you’ve just had a shower.

B1 B2 Seviyesi Konu Anlatımları

B1 B2 Seviyesi Konu Anlatımları

Marketing Vocabulary List ( Pazarlama Kelime Listesi )

MARKETING WORDS ( PAZARLAMA KELİMELERİ )

After sales service

Satış sonrası hizmet

Agent

Acenta / Satış yetkilisi

Benchmarking

Karşılaştırmalı değerlendirme

Competitive benchmarking

Rekabetçi kıyaslama

Buyer

Alıcı

Cash refund offer

Nakit geri ödeme teklifi

Chain store

Magaza zinciri

Client

Müşteri

Close

Satışı ya da anlaşmayı bitirmek

Convenience store

Küçük dükkan

Coupon

Kupon

Deal

Anlaşma

Department store

İçinde hemen hemen herşeyin satıldığı büyük mağaza

Direct investment

Direk yatırım

Discount

İndirim

E-commerce

Elektronik ticaret (İnternet üzerinden )

E-marketing

Elektronik pazarlama (İnternet üzerinden )

Follow-up

Takip etmek

Franchise

Franchise / Satış hakkı

Guarantee

Garanti

Joint venture

İş ortaklığı

Market leader

Pazar lideri

Packaging

Paketleme

Product line

E-mail yazmak için çok faydalı kalıp cümleler

MAIL YAZMAYA NASIL BAŞLANIR?

NOT: Eğer mail yazdığınız kişinin adını bilmiyorsanız aşağıdaki kalıpları kullanın:

Dear Sir,

Sayın Beyefendi,

Dear Madam,

Sayın Hanımefendi,

Dear Sir / Madam,

Sayın Beyefendi / Hanımefendi ( Cinsiyet bilinmediğinde)

To whom it may concern,

İlgili Kişiye,

NOT: Samimi olmadığınız kişilere soyadları ile hitap etmelisiniz.

Dear Mr. Reese,

Sayın Reese Bey, ( Erkekler için 'Mr' kullanılır.)

Dear Mrs. Carter,

Sayın Carter Hanım, ( Evli hanımlar için 'Mrs' kullanılır.)

Dear Miss White,

Sayın White Hanım, ( Bekar hanımlar için 'Miss' kullanılır.)

Dear Ms. Smith,

Sayın Smith Hanım, ( Karşınızdaki bayanın medeni durumunu bilmediğinizde 'Ms' tercih etmelisiniz. )

Dear Tom Brown,

Sayın Tom Brown,

Dear Laura,

Sevgili Laura, ( Samimi olduğunuz kişilere adı ile hitab edebilirsiniz. )

MAIL YAZMA NEDENİNİ BELİRTMEK

We are writing to you regarding…

İş İngilizcesi Konu Anlatımları

İş İngilizcesi Konu Anlatımları

If Clause Type 2 ( Eğer cümleleri 2. Tip )

IF CLAUSES TYPE 2 ( 2.TİP ŞART CÜMLELERİ )

Biliyorsunuz ki birinci tip If kullanımında gerçek ya da gerçekleşmesi muhtemel şeylerden bahsediyorduk. Örneğin: If I have money, I will buy a car. ( Eğer param olursa araba alacağım. ) Araba almam paramın olması durumunda gerçekleştirebileceğim bir şey. Ancak If Clause Type 2 ya da diğer bir deyişle Conditionals 2 cümlelerinde hayallerden, gerçekleşmesi çok muhtemel olmayan şeylerden bahsedilir.

IF CLAUSES TYPE 2 İLE CÜMLE KURMA KURALLARI

If

Main Clause ( Ana Cümle )

SIMPLE PAST TENSE

WOULD + V1

COULD + V1

I don't have money. ( Param yok. )

If I had money, I would buy a car. ( Eğer param olsaydı araba alırdım. )

I live in New Jersey. ( New Jersey'de yaşıyorum. )

If I lived in New York, I would go to the Central Park. ( Eğer New York'ta yaşasaydım, Central Park'a giderdim. )

Unfortunately, he doesn't know the answer. ( Ne yazık ki, cevabı bilmiyor. )

If Clause Type 1 ( Eğer cümleleri 1. Tip )

IF CLAUSES TYPE 1 ( ŞART CÜMLESİ 1. TİP )

Bu dersimizde Conditionals yani şart cümlesi yapmayı öğreneceksiniz. Şart cümleleri toplam 5 tipten oluşur. Bu ders içeriğinde size birinci tip şart cümlesi yapmanın kurallarını örnek cümlelerle açıkladık.

Birinci tip şart cümleleri gerçek bir durumdan bahsetmek için kurulur. Şimdi aşağıdaki örneği inceleyiniz:

If I have money, I will buy a car. ( Eğer param olursa araba alacağım. ) Bu cümlede gördüğünüz gibi araba almam paramın olması şartına bağlıdır.

IF CLAUSE TEYPE 1 KULLANIMI VE ÖRNEK CÜMLELER

Şart cümleleri iki ayrı cümleden oluşur. Cümlenin "If"li bölümünü geniş zamanda; cümlenin diğer bölümünü de ya gelecek zamanda çekmeli ya da bir Modal yapısı kullanmalısınız.

Önce If'li bölümün Geniş Zaman ( Simple Present Tense ) ve Ana Cümlenin de Gelecek Zaman ( Future Tense ) ile çekildiği örnekleri inceleyin:

Uncountable Nouns' List ( Sayılamayan isimler listesi )

Uncountable Nouns ( Sayılamayan İsimler ) İngilizcede oldukça fazladır, size fikir vermesi açısından güzel bir derleme liste hazırladık. Mantığınızı da çalıştırarak bir şeyin sayılabilen bir isim mi yoksa saylamayan bir isim mi olduğunu bulabilirsiniz. Örneğin, kahveyi ya da parfümü tek tek sayamazsınız. Kahveyi bardağa koyduğunuzda sayılabilr hale getirmiş olursunuz ancak yine de burada asıl saydığınız kahve değildir; bardaktır. Yani iki fincan kahve dediğinizde aslında fincanların sayısını söylüyorsunuz. Aynı şekilde üç şişe parfümüm var derseniz siz şişeleri saymış oluyorsunuz. Soyut fikirler de sayılamazlar. Örneğin bilgiyi ( knowledge / information ) ele alalım: Bilginin, bir bilgi, iki bilgi vb. şekilde sayılmasına imkan yoktur.

TÜM LİKİT GIDALAR ve ÜRÜNLER

Tea,

Coffee ( Kahve )

Water (Su )

Wine ( Şarap )

Soup ( Çorba )

Oil ( Yağ )

Perfume ( Parfüm )

Shampoo ( şampuan )

Petrol ( petrol - benzin )

Gasoline ( benzin )

Some, Any, Much, Many, A lot of, Few, Little Konu Anlatımı

THE QUANTIFIERS ( MİKTAR BELİRLEYİCİLER )

Bu dersimizde size İngilizcede some, any, much, many, a lot of, few ve little kullanımlarını öğreteceğiz. Sizin için aşağıda çok kullanışlı bir kullanım tablosu hazırladık ve hemen altındaki notlarda her birini Türkçe örnekler ve notlar ile tek tek açıkladık.

SOME ( BİRAZ / BİRKAÇ )

Some sayılabilen isimlerle ( countable nouns ) ve sayılamayan isimlerle ( uncountable nouns ) birlikte kullanılır. Daha çok olumlu cümlelerde kullanılır. Kullanım kuralları ve örnekler için aşağıdaki notları inceleyiniz!

Sayılabilir isimlerle ( Countable Nouns ) Some Kullanımı

Some sayılabilen isimlerle kullanıldığında "birkaç" analmına gelir ve birlikte kullanıldığı isim daima çoğul çekilir.

I have some friends. (Birkaç arkadaşım var. )

There are some apples on the table. (Masanın üstünde birkaç elma var. )

There are some people in the class. (Sınıfta birkaç kişi var. )

Must ( Zorunluluk Anlatımı )

THE MODAL VERBS - MUST ( YARDIMCI FİİLLER - MUST )

Bu dersimizde size İngilizcede çok sık kullanılaN Modal Verbs konusununun içindeki Must yardımcı fiilinin kullanımını cümle örnekleri ile detaylı olarak anlatacağız. Modal Verbs konu anlatımımızda her modal verb ile ilgili kapsamlı örnekleri ve kullanım kurallarını öğreneceksiniz. Diğer Modal Verbs konu anlatımlarımız için A1 & A2 Konu Anlatımları sayfamızı ziyaret ediniz.

ZORUNLULUK ANLATIMI MUST

Must Cümle Örnekleri

Must yapmak zorunda olduğumuz şeyleri anlattığımız yapıdır.

I must go now. ( Şimdi gitmeliyim / gitmek zorundayım. )

You must listen to me. ( Beni dinlemelisin / dinlemek zorundasın. )

He must eat less. ( Daha az yemeli / yemek zorunda. )

She must study. ( Çalışmalı / çalışmak zorunda. )

It must sleep. ( Uyumalı / uyumak zorunda. )

We must buy a house. ( Bir ev almalıyız / almak zorundayız. )

Should (Öğüt Vermek )

THE MODAL VERBS -SHOULD ( YARDIMCI FİİLLER - SHOULD )

Bu dersimizde size İngilizcede çok sık kullanılam Modal Verbs konusunun içindeki Should yardımcı fiilinin kullanımını anlatacağız. Modal Verbs konu anlatımımızda her modal verb ile ilgili kapsamlı örnekleri ve kullanım kurallarını öğreneceksiniz. Modal Verbs konu anlatımımızda her modal verb ile ilgili kapsamlı örnekleri ve kullanım kurallarını öğreneceksiniz. Diğer Modal Verbs konu anlatımlarımız için A1 & A2 Konu Anlatımları sayfamızı ziyaret ediniz.

TAVSİYE / ÖNERİ ANLATIMI SHOULD

Should Cümle Örnekleri

I should see him. ( Onu görmeliyim. )

You should listen to me. ( Beni dinlemelisin. )

He should go to the doctor. ( Doktora gitmeli )

She should study. ( Çalışmalı. )

It should eat more. ( Daha çok yemeli. )

We should buy a car. ( Bir araba almalıyız. )

You should drink some water. ( Biraz su içmelisiniz. )

They should help me. ( Bana yardım etmeliler. )

Can ( Yetenek Anlatımı )

THE MODAL VERBS - CAN ( YARDIMCI FİİLLER - CAN )

Bu dersimizde size İngilizcede çok sık kullanılam Modal Verbs konusunun içindeki "Can" yardımcı fiilinin kullanımını anlatacağız. Modal Verbs konu anlatımımızda her modal verb ile ilgili kapsamlı örnekleri ve kullanım kurallarını öğreneceksiniz. Modal Verbs konu anlatımımızda her modal verb ile ilgili kapsamlı örnekleri ve kullanım kurallarını öğreneceksiniz. Diğer Modal Verbs konu anlatımlarımız için A1 & A2 Konu Anlatımları sayfamızı ziyaret ediniz.

YETENEK - YETERLİLİK - KABİLİYET ANLATIMI CAN

Can Cümle Örnekleri

I can play the guitar. ( Gitar çalabilirim. )

You can sing. ( Şarkı söyleyebilirsin. )

He can swim. ( Yüzebilir. )

She can play basketball. ( Basketbol oynayabilir. )

It can talk. ( Konuşabilir. )

We can play in the garden. ( Bahçede oynayabiliriz. )

You can dance well. ( İyi dans edebiliriz. )

They can learn English. ( İngilizce öğrenebilirler. )

Asking for Directions ( Yer Yön - Yol Tarifi Yapmak - Örnek kalıplar ve tarifler ile.)

ASKING FOR DIRECTIONS ( YOL TARİFİ SORMA )

1. Nasıl Gideceğinizi Sorma Kalıpları

Excuse me, how can I go to .....? ( Özür dilerim, ......'e nasıl gidebilirim? )

Excuse me, where is the ......? ( Özür dilerim, ...... nerede? )

Excuse me, where is the nearest......? ( Özür dilerim, en yakın ...... nerede? )

Excuse me, can you tell me the way to………? ( Özür dilerim, bana...... 'a nasıl gideceğimi söyler misiniz? )

2. Tarif Yapma Kalıpları

A. Düz Gitmek

Go along. ( Düz gidin / Boyunca gidin. )
Go straight. ( Düz gidin. )
Go straight ahead.( Düz gidin. )

Go / Walk down the street. (Sokaktan aşağıya doğru gidin / yürüyün. )
Go / Walk up the street. (Sokaktan yukarıya doğru gidin / yürüyün. )

B. Dönmek

Turn right: Sağa dönün
Turn left: Sola dönün

Take the first street on the left / right. ( Soldaki / sağdaki ilk sokaktan dönün. )

Furniture - Prepositions ( Mobilya isimlerini öğrenmek ve edatları kullanarak oda tarifi yapmak. )

Bu dersimizde mobilyaların isimlerini öğrenecek ve basit bir şekilde edatları ( prepositions ) kullanarak resimdeki odamızı tarif edeceğiz. Siz de aynı çalışmayı kendi odanız için yapın.

My living room is very beautiful.

There is a sofa in front of the wall.

There are a lot of pillows on the sofa.

There is a lamp above the sofa, in front of the window.

The chair is near the sofa.

The coffee table in the middle of the room.

There is a picture on the wall.

The pouf in front of the window.

There is a carpet on the floor.

There isn't a lot of furniture in my living room.

There is a white sofa opposite of the tv.

There is a flat screen tv on the wall.

There is a photo frame near the tv.

There is an armchair in front of the window.

The lamp is above the coffee table.

The coffee table is in the middle of the room.

There are orange curtains in front of the windows.

Preposition of Place ( in, on, at, next to, opposite, behind etc.) - Yer Edatları

THE PREOPSITIONS OF PLACE ( YER YÖN ANLATAN EDATLAR )

ON ( ÜSTÜNDE )

The rider is on the horse. ( Sürücü atın üzerinde. )

ABOVE ( ÜSTÜNDE )

The birds are above the sea. ( Kuşlar denizin üzerindeler.)

"ABOVE" & "ON" FARKI :"Above" ve "on" üzerinde demektir. Ancak "on" kullandığımızda temas vardır; "above" kullandığımızda ise temas yoktur. Örnek verecek olursak:

The apple is on the table. ( Elma masanın üstündedir. - Yani elma masaya temas ederek durur. )
The lamp is above the table. ( Lamba masanın üstündedir. - Ama lamba tavanda asılıdır ve masa da lambanın altındadır. İki nesne birbirine değmez. )

UNDER ( ALTINDA )

The girls sits under the tree. ( Kız ağacın altında oturur. )

BELLOW ( ALTINDA )

The temperature is below zero. ( Sıcaklık sıfırın altında.)

İçeriği paylaş